by kekemelerdernegi

Kekemeler Derneği 3 Yaşında
Özgürce Kekele!

Kekemeliği olan 25 Arkadaşımızın Sizlere Mesajı var.

Son Paylaşımlarımız

KAMUOYUNUN DİKKATİNE

31.05.2019 tarihinde vizyona girecek olan, Sn. Mesut Çetin’in senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği Kral Midas’ın Hazinesi adlı sinema filmindeki “Kekeme Çoban” tiplemesi Kekemeler Derneği yöneticileri, üyeleri ve kekemeliği olan diğer tüm…

KEKEMELER DERNEĞİ 4. TÜRKİYE KONFERANSI

Olağanüstü Genel Kuruluna Çağrı

Derneğimizin olağan üstü genel kurulunun 31 Mart Pazar günü saat 10:00’da Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapılmasına, çoğunluk sağlanamadığı takdirde 7 Nisan Pazar günü aynı yer ve saatte tekrarlanmasına Dernek…

Kekemeler Derneği Habertürk Röportajı

   

Kekemeliği Olan Bireyler

Basın Bülteni Nörolojik, genetik faktörlerin etkili olduğu, konuşmada meydana gelen akıcılık bozukluğu olarak nitelendirilen kekemelik, bilimsel araştırmalara göre toplumun %1’inin sahip olduğu bir engel. Toplumun önemli bir kısmını oluşturan kekemeliği…

Kekemeler Derneği Gönüllü Çalışma Arkadaşları Arıyor

Bir yıl önce kurulan ve bu alanda faaliyet gösteren tek dernek olan Kekemeler Derneği  olarak araştırma projemizde bizlere destek olacak gönüllü çalışma arkadaşları arıyoruz! Bir yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde özyardım…

Kaynaklar

Kekeliyor musun? Yalnız değilsin!

Birçok insan kekeler. Güncel bilimsel araştırmalara göre her 100 kişiden 1’inde kekemelik vardır. Sadece Türkiye’de bu sayı 800 Bin kekemeliği olan insan  anlamına gelir. Çocukluğunda kekemeliği olan veya hala kekeleyen   birçok ünlü, başarılı kariyer sahibi insan vardır. Diğer kekeleyen insanlarla tanışmak için bize ulaş, öz yardım toplantılarımıza katıl. Çünkü birlikte daha güçlüyüz!

Kekemelik ne değildir?

Kekemeliğin nedenleri hala tam anlamıyla çözülemese de yaygın olan ön yargıların birçoğu kesin olarak çürütülmüş durumdadır.  Kekemeliğin zekaya, eğitim seviyesine ya da sosyal kökene bağlı olmadığı kesindir. Dünyanın her yerinde ve her kültürde kekemelik görülür. Kekemelik psikolojik bir bozukluk değildir.

Öyleyse nedir?

Kekemelik bir konuşma bozukluğudur. Nefes, ses ve ağız hareketlerinin uyumsuzluğudur. Sözcük ve heceleri tekrarlarsın veya uzatırsın ya da bazı sözcüklere tamamen takılıp  nefes akışın kesilir (blok) ve tamamen duraklarsın. Göz kırpma,  yüz-el oynatma gibi ikincil davranışlar gösterebilirsin. Kekemelik nörolojik ve genetik altyapısı bulunan bedensel bir engeldir.

“Bazen kekeliyorum işte!”

Sen bir kekemesin! Kekemeliğinle barışmalı ve kekemeliğin konusunda kendine ve herkese açık ve dürüst davranmalısın. Bu şekilde birçok şeyi olumlu yönde etkileyebilirsin. Konuştuğun kişilerin kekemeliğine tepkileri, onların kekemelikle ilgili ne bildiklerine ve senin kendi kekemeliğine karşı yaklaşımına bağlıdır.

Konuştuğun kişi daha rahat hissedeceğini düşünerek bakışlarını kaçırabilir, sana iyilik yaptığını düşünerek senin sözünü tamamlayabilir. Aslında iyi niyetle tam da yanlış olan şeyleri yapmaktadırlar. Bu nedenle kekemeliğin hakkında açıkça konuşmaktan çekinme. Sözünü tamamlamamaları,  göz teması kurmaları, seni dinlerken sabretmeleri ve sana biraz zaman tanımaları gerektiğini onlara anlat.  Bu seni rahatlatacaktır. Okul arkadaşlarına kekemeliğini anlatarak kekemeliğin senin için bir tabu olmadığını gösterebilirsin. Başkalarına kekemeliğin hakkında bilgi vererek, onların sorularını yanıtlarsan seni ve kekemeliğini daha iyi anlamalarını sağlarsın.

Her şey kekemelik değil

Bu derneği kuran kekemeler olarak seni çok iyi anlıyoruz, okul hayatının nasıl olacağı, nasıl iş bulacağın hatta belki nasıl aile kuracağın gibi birçok soru aklından geçiyor. Fakat unutmamalısın, kekemelik kişiliğinin sadece bir tarafı, öyleyse kekemelik neden her zaman ön planda olsun ki? Çok iyi bildiğin şeylere –yoksa bile çalışarak yapabilirsin!- ve kendinde sevdiğin özelliklere dikkat ederek öz değer anlayışını güçlendirebilirsin.

Bir şeyler yapabilirsin

Kekemeliğine teslim olmak zorunda değilsin. Onu değiştirmeyi ve seni rahatsız etmeyeceği ve yük olmayacağı şekilde kabullenmeyi öğrenebilirsin.

-Kekemeliğinle olan problemlerini açık açık konuş.

-Kekemeliğini gizlemeye çalışma.

-Var olan olanaklar hakkında bilgi edin.

Terapi

Lütfen terapi olanaklarını ararken terapistinin kim olduğuna dikkat et. Türkiye’de yasalarla korunmadığımız için maalesef mühendisinden, iktisat mezununa kadar herkes “Kekemeliği iyileştiriyorum!” diyerek insanların umutlarını ve parasını sömürmekte. Öncelikle kekemeliğini kesin olarak geçireceğini söyleyen hiç kimseye güvenme ve aldıkları eğitim, uzmanlık ve diplomalarını açıkça sorgula. Kekemelik terapisi çerçevesinde,

-Daha rahat, daha hafif kekelemeyi

-Kendini sıkmadan konuşmayı

-Blokları nasıl çözebileceğini

-Kekemeliğe karşı olan korkularınla baş edebilmeyi

-Başkalarına farklı bir öz anlayışla yaklaşmayı öğrenirsin.

En kısa zaman iyileşme vaat eden sözde mucizevi terapilerden/tedavilerden kaçın. Genellikle kalıcı çözüm değildirler. Terapi yöntemleri hakkında iyice bilgi edin. Bu konuda bize danışabilirsin.

Hangi terapi olanakları yetişkin kekeleyen bireylere yöneliktir?

Genç ve yetişkin kekeleyen bireylere yönelik birçok terapi yöntemi bulunmaktadır.  Terapilerde iki ana yön bulunmaktadır: (1) Akıcılığın biçimlendirilmesi (fluency shaping) daha çok konuşmayı akıcı hale getirmeyi amaç edinen, kekemelik şeklini değiştiren bir yöntemdir. Konuşma ilk önce tanınamayacak şekilde değiştirilir. Sese giriş yumuşatılır, sesli harfler (vokaller) uzatılır. Konuşma hareketleri çok düşük kas gerilimleriyle yapılır, nefes alıp verme kontrol edilir. Gittikçe bu konuşma türü doğal bir konuşma üslubuna uyarlanır. Konuşma tekniği zamanla otomatikleşse bile konuşmanın sürekli kontrol altında kalması şarttır.

(2)  Terapilerde kullanılan ikinci yöntem ise kekemeliğin ortaya çıkmasında daha iyi tepki gösterilmesini amaçlayan ‘Kekemelikten Kaçınmama’ yöntemidir. Kekemelikten kaçınmak veya yorucu konuşmak yerine kekemeliğin ortaya çıktığı veya çıkabileceği kelimelerde konuşma teknikleri kullanılır. Bu durumda ya kekemelik engellenir ya da kontrol edilir ve hafifletilir. Bunun ön koşulu öncelikle korkuları ve kekemeliğe karşı olumsuz düşünceleri ortadan kaldırmaktır. Sadece bu uygulamayla bile birçok kişide kekemeliğin ciddi düzeyde azaldığı görülmektedir. Ancak bilinmelidir ki her iki yöntem de kekemeliği tamamen ortadan kaldıramaz.

Her terapi yöntemi her kekeleyen bireye yardımcı olacak diye bir kural yoktur,  yöntemlerin uygunluğu kişiye göre değişebilir. Hipnoz, akupunktur, rahatlama çalışmaları, yardımcı teknik cihazlar ve psikoterapi gibi yöntemler kimi zaman sunulan terapi /tedavi olanaklarından bazılarıdır. Ancak bu yöntemlerle sadece kısa vadeli başarıların elde edildiği bilimsel araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. Eğer kekemelik, ilgili kişiyi panik ve kendini dışlayıcı davranışlara sürüklerse psikolojik danışmanlık da konuşma terapisine destekleyici olabilir.

Kekemelik ve okul

Kekemelik, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bir konuşma engelidir. Tüm engelli insanlarda olduğu gibi senin de okulun, üniversitenin ve meslek eğitiminin özgürce parçası olabilme hakkın var. Öğretmenler ve eğitmenlerin kekemelik hakkında bilgisi olmayabilir. Eğer bu konuda açık konuşursan kendine de, onlara da yardımcı olursun. Ebeveynlerin de bu konuda destek sağlayabilir. Öğretmeninle birlikte ders sırasında veya sözlü sınavlarda sana neyin yardımcı olabileceğini kararlaştırabilirsiniz. Örneğin zaman uzatımı, yazılı ek ödevler veya bilgisayar ve ekran kullanımı gibi.

Meslek ve üniversite: Her şey mümkün!

Sadece konuşmanın gerekli olmadığı bir meslekte çalışabileceğine yönelik söylemlere kulak asma. Gerek telefonda gerekse kişisel ilişki çerçevesinde her meslekte konuşman gerekir. Meslek seçimin sadece özel ilgilerin,  yeteneklerin ve geleceğe yönelik isteklerine bağlı olmalıdır.

Bir iş mülakatında kekelemen karşıdaki insanı şaşırtıyorsa veya kişinin kekemeliği konu etmeye cesareti yoksa kekemelik hakkında açık konuşmak faydalı olacaktır. Bu gergin durumu rahatlatacaktır. Kekemeliğinize olan bakış açınızı değiştirerek mülakatınızı da kendiniz için fırsata çevirebilirsiniz. Kekemeliğinizle nasıl baş ettiğinizi, iş konusunda engel yaratmayacağını onlara anlatın.

Öz yardım buluşmalarımıza katılın!

Türkiye’nin birçok şehrinde ücretsiz Özgürce Kekele Öz Yardım Buluşmaları düzenliyoruz. Kekeleyen bireyler olarak bir araya gelerek sorunlarımızı, yaşadıklarımızı paylaşıyor, aldığımız terapileri aktarıyor, isteyenlerle duyarsızlaşma çalışmaları yapıyoruz. Ve en önemlisi yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Aramıza katılın, bu yolda birlikte yürüyelim.

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

Çocuğunuz bazen takılıyor mu?

Diğer bütün çocuklar gibi, sizin çocuğunuz da bazen sesleri çıkarmakta zorlanıyor, hece veya kelime tekrarı yapıyorsa veya bazen gözle görülür şekilde zorlanıyorsa çocuğunuzun kekemelik problemi olabilir ya da kendi gelişiminin bir parçası olarak dil gelişimine bağlı normal akıcısızlıklar yaşıyordur. Elinizdeki broşür takılmaya başlayan çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğiniz ve ne zaman bir uzman arayışına girmeniz gerektiği konusunda size yardımcı olacaktır.

Normal Dil Gelişimine Bağlı Akıcısızlıklar

Konuşması akıcı olmayan bir çocuk bazı zamanlarda kelime ve /veya heceleri bir veya iki kez tekrar eder: Bu-bu-bunun gibi.

Bu kesintiye uğrayan akıcılık genellikle 1,5 ile 5 yaşları arasında görülür ve genellikle oluştuğu gibi son bulma eğilimindedir.

Bir çocuk genellikle dilin kullanımını yeni yollarla öğrenir. Eğer akıcılık bozukluğu birkaç hafta için yok olur ve sonrasında tekrar oluşursa, bu çocuğunuzun çocuğunuzun dili öğrenme ve kullanma yeni bir aşamadan geçtiğinin bir işareti olabilir.

Hafif Kekemeliği Olan Çocuklar

Hafif kekemeliğe sahip olan bir çocuk genellikle sesleri iki kereden fazla tekrar eder, ‘a-a-a-a-anne seni se-se-se-viyorum’ gibi. Özellikle ağız çevresinde ve yüz kaslarında gerginlik ve zorlanma belirtileri olabilir.

Sesin şiddeti tekrarlarla artabilir ve nadiren çocuğunuz “blok” yaşayabilir. (Blok birkaç saniye boyunca ağızdan hava ve ses akışının gerçekleşmemesi durumudur.)

Bu akıcılık bozukluğu yine oluştuğu gibi kaybolabilir, bu aşamada çocuk bu durumdan rahatsız olmadığı sürece sadece izlenmelidir.

Çaba göstermeden kekelemek (diğer bir deyişle hissedilir bir zorlanmanın olmaması) ya da seslerin uzatılması kekemeliğin en sağlıklı formlarıdır. Çocuğunuzun gerginlikle ve bazı kelimeleri söylemekten kaçınmak yerine bu şekilde rahatça kekelemesine normal gözüyle bakabilirsiniz.

Çocuğunuz ister geçici akıcısızlık isterse hafif kekemelik özellikleri göstersin, bu durum kekemeliğinin kalıcı yada geçici olacağına dair bir işaret değildir. Dil ve konuşma terapistleri her iki durumda da size en iyi şekilde yardımcı olacaklardır.

Çocuğunuza Nasıl Doğru Şekilde Yardımcı Olabilirsiniz?

Hayatınızın normal ve olağan akışına devam edin.

‘Düzgün konuş bir daha söyle, anlamadım.’ demeyin.

‘Benden sonra tekrar et, bak böyle diyeceksin.’ demeyin.

‘Nefes al, sakin ol, acele etme.’ gibi önerilerde bulunmayın.

Takılmalar yanlış nefes alıp vermeden kaynaklı olarak ortaya çıkmaz.

O-na he-ce-le-ye-rek ko-nuş-ma-yı öğretmeye çalışmayın.

Çocuğunuza daha önce nasıl davranıyorsanız aynı şekilde davranmaya devam edin. Yani ‘hayır’larınızı evet e  (veya tam tersi) çevirmeyin. Çocuğunuzun takılmaya başlamasının sizin yetiştirme tarzınız ile hiç bir alakası yok.

Yakın arkadaşı ya da sınıfında biri kekeliyor diye bir daha görüştürmemek, okuldan almak bir yanlışa düşmeyin. Akrabalarınız arasında biri kekeliyor diye asla ve asla ilişkinizi kesmeyin. Kekemelik taklit edilemez, öğrenilemez, model alınamaz ve özenti ile başlamaz.  Alışkanlık haline de gelmez.

Eşinizi, dostunuzu, kendinizi, havlayan köpeği, çocuğu korkutan kişiyi, ya da aniden ortaya çıkan gürültüyü de suçlamayın. Bunlar başlayan akıcısızlıkların nedeni değil, zaten bir süre sonra normal gelişim seyrinde ortaya çıkacak takılmaların tetikleciyisidir.

Çocuğunuzla konuşun ve durumun farkında olduğunuzu bilmesini sağlayın. ‘Farkındayım, bazen konuşurken zorlanıyorsun, biliyorum. Ama bu normal bir durum.Senin yaşındaki çocuklar büyürken bazen konuşmalarında böyle zorlanırlar. İstersen bir rahat konuşma öğretmenine gidebiliriz.’şeklinde yaklaşabilirsiniz.

Ne zaman bir dil ve konuşma terapistinden randevu almalısınız?

Çocuğunuzun duygusal olarak bu takılmalardan rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, bir uzmanla görüşmenizi öneririz. Bu rahatsızlığı şu şekilde anlayabilirsiniz:

Bazen bazı kelimeleri söylemekten kaçınıyorsa,

Takılmalarına jest ve mimikler eşlik ediyorsa,

Anne/ baba demek yerine sizi isminizle çağırıyorsa,

Derin bir nefes alıp konuşmaya başlıyor veya kelimenin ortasında nefes alıyorsa,

Takılmalara başladığından beri sinirli ve gergin ise

Öncelikle ebeveyn olarak hislerinize güvenin, çocuğunuzun rahatsız olup olmadığını en iyi siz bilirsiniz.

Bazı faktörler çocuğunuzun kekemelik konusunda risk altında olduğunu gösterebilir. Bu risk faktörlerini konusunda  dil ve konuşma terapistine size ayrıntılı şekilde danışmanlık yapabilir..

Dikkat edin!

Eğer çocuğunuz konuşmasının %10’undan fazlasında kekeliyorsa,  kekelerken fark edilebilir bir efor ve gerginlik sarf ediyorsa; kekemeliğini engellemek için kelime değiştiriyor, vazgeçiyor veya ekstra sesler kullanıyorsa (ımm, ııı, şey, yani) bir uzmandan yardım  almak faydalı olacaktır.

Uzman arayışınız sırasında dil ve konuşma terapistliği eğitimine sahip kişilere ulaşmanız önemle tavsiye edilir. Türkiye’de kekemelik terapisi verdiğini söyleyen  işletme mezunundan, mühendisine birçok sözde terapist bulunmaktadır. Bu kişilere karşı dikkatli olunuz, diplomalarını, uyguladıkları yöntemlerin bilimsel olup olmadığını sorgulamaktan çekinmeyiniz. Muhtemelen verdikleri tedavi ilk başta faydalı gibi görünse de uzun dönemde faydalı olmayacaktır. Sizi kandırmalarına ve umudunuzu kırmalarına izin vermeyin.

-Çocuğunuzla kekemelik hakkında konuşmaktan korkmayın!  Bunun hakkında konuşurken sabır gösterin ve kekemeliğinin normal olduğunu kabul edin. Kekemeliğin üstesinden gelmek, kekeleme korkusunu yenmek ve kekemeliği normal karşılamakla mümkündür.

Unutmayınız…

Çocuğunuzun kekelemeye başlamasında, sizin eğitim durumunuz, yetiştirme tarzınız, ekonomik durumunuz, sosyal ve kültürel yapınızın hiç bir bağlantısı yoktur. Lütfen kendinizi veya bir başkasını suçlamayınız.

Kekemelik nörofizyolojik yapısal bazı farklılıklardan kaynaklı, genetik altyapısı bulunan çok etmenli nedensellikleri olan bir olgudur.

Ergenlik öncesinde bilimsel terapi yaklaşımlarıyla çocuğunuz kekemeliği tamamen yenebilir veya bunu en iyi biçimde kontrol altına alabilir. Yenemese bile özgürce kekelemeyi öğrenebilir.

Yardım almaya ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi sonuçlar alırsınız. Tedaviye her yaşta başlanabilir, iki yaşındaki çocuklarla bile çalışılabilir.

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

Öğretmenler sınıflarındaki kekeleyen öğrencilere nasıl yardım edebilecekleri konusunda zorluk yaşamakta ve sık sık şu soruları sormaktadırlar;

-Kekeleyen öğrencimden sözlü anlatımlar, sesli okumalar veya sorulara cevap vermesini beklemeli miyim?

-Onunla kekemeliği hakkında konuşmalı mıyım yoksa kekemeliğini görmezden mi gelmeliyim?

-Diğer çocuklar onunla dalga geçerse ne yapmalıyım?

Okul Öncesi Çocuklar

Eğer öğrencilerinizden birinin çocukluk çağı kekemeliği olabileceğinden endişe ediyorsanız, bu aşamada çocuğa özel bir özen ve dikkat göstermeyiniz. Bunun yerine, doğru tavsiyeler almak için bir dil ve konuşma terapistiyle iletişime geçiniz. Ayrıca, bu problemin çocuğun tipik konuşma şekli olup olmadığını öğrenmek için çocuğun ebeveynleri ile konuşunuz.  Çoğu durumda, eğer ebeveynler ve öğretmenler çocuğu sabırlı, sakince ve duygusal olmayan şekilde dinler ve sorularına cevap verirse, çocuğun konuşması dil ve okul yetenekleri geliştikçe normal haline dönecektir. Ancak çocuğun akıcılık bozukluğu devam ederse, bir dil ve konuşma bozukluğu uzmanından profesyonel yardım alınması gerekebilir.

İlkokul Çocukları

Bu yaş grubundaki çocuklarda yalnızca ses tekrarları ve uzatmaları görülmez, ayrıca konuşmaya çabalarken fark edilebilir güçlük,  gerilim ve hayal kırıklığı da görülebilir. Bu yaş grubundaki çocuklar yardıma ihtiyaç duymaktadır.  Bir dil ve konuşma terapistine danışabilir ve gözlemlerinizi çocuğun ebeveynleriyle paylaşabilirsiniz. Siz, çocuğun ebeveynleri ve terapist çocuğun akıcılığının sınıftaki diğer çocuklardan farklı olduğu konusunda uzlaşırsa, bir ekip olarak çocuğun kekemeliğini değerlendirmeye karar vermelisiniz.

Çocuğun kekemeliğine nasıl bir tepki vermeli ya da çocuktan sınıfta nasıl bir katılım beklenmeli? Bu sorunun cevabı her çocuğa göre değişebilir. Çok sık görülmeyen örneklerden biri çocuğun oldukça kaygısız olması ve sınıf tartışmalarına katılmaktan hoşnut olması olabildiği gibi, yine az görülen örneklerden biri de çocuğun ağlaması ve konuşmayı reddetmesi olabilir. Çoğunlukla davranışları iki uç örnek arasında gerçekleşir. Eğer çocuk bir terapist tarafından takip ediliyorsa, bu konuda ne beklemeniz gerektiği ile ilgili terapistin görüşlerine başvurun. Ayrıca, derse nasıl katılım sağlamak istediği ile ilgili öğrenciniz ile açıkça konuşun.

Öğrencinizle Konuşun ve Ona Desteğinizi Gösterin

Öğrencinizle özel olarak konuşun. Ona tıpkı diğer yetenekleri öğrenirken yaşadığımız gibi konuşurken de bazen zorlanabileceğimizi anlatın.  Pratik yaparak gelişebileceğini söyleyin. Onun öğretmeni olduğunuzu ve kekemeliğin sizin için hiçbir sorun oluşturmadığını açıklayın.  Bu şekilde öğrencinizle konuşarak, öğrencinizin kekemeliğinin farkında olmasını ve onu kabul etmesi konusunda yardımcı olun.

Soru Sormak

Sınıfta soru sorarken, kekemeliği olan çocukların daha rahat cevap verebilmesi için şunları yapabilirsiniz.

-Başlangıçta, kekeleyen çocuk sınıfa uyum sağlayana dek görece daha az kelimeyle cevap verebileceği sorular sorun.

-Eğer her öğrenciye aynı soruyu soracaksanız kekeleyen öğrencinizin ilk olarak mı yoksa sonlarda mı cevap vermeyi tercih edeceğini öğrenin. Gerilim ve endişe bazı çocuklarda sırasını beklerken artarken, bazılarında diğer çocuklardan daha erken cevapladıklarında artmaktadır. Bu nedenle öğrencinize ne istediğini sormak önemlidir.

-Tüm sınıfa şunları hissettirmelisiniz. (1) Soruya cevap vermek için ihtiyaç duydukları kadar zamana sahip olduklarını ve (2) Sadece soruya hızlıca cevap vermeleri ile değil ayrıca cevabı yeterince düşünmeleri ile ilgilendiğinizi.

Sınıfta Yüksek Sesle Okumak

Eğer kekemeliği olan öğrenciler evde pratik yapma konusunda cesaretlendirilirse pek çoğu sınıfta yüksek sesle okuma yapmanın üstesinden gelebilmektedir. Ancak yine de öğrencinizin yüksek sesle okuma yaparken şiddetli kekemeliği oluşabilir. Birçok kekeleyen öğrenci bir başkasıyla aynı anda (koro şeklinde) okuma yaparken oldukça akıcıdır. Sadece kekemeliği olan çocuğa okuma yaptırmak yerine,  bunu başka bir öğrenciyle de yaptırabilirsiniz. Kekeleyen öğrenciye kendini özel hissettirmemek adına okuma parçasının bir kısmını tüm sınıfa birlikte sesli olarak okutabilirsiniz. Zamanla, aşamalı olarak öğrenciniz kendine daha güvenli hale gelecek ve sınıfta yüksek sesle kitap okuma ile kendi başına baş edebilecektir.

Kekeleyen Öğrencinizle Dalga Geçilmesi

Bu konu kekeleyen öğrenciniz için incitici olabilir, bu nedenle  bu davranış olabildiğince sonlandırılmaya çalışılmalıdır.

-Eğer kekemeliği olan öğrencinizin bu davranıştan açıkça üzüldüğünü ve etkilendiğini görüyorsanız onunla birebir konuşun. Ona diğerlerinin neden dalga geçtiğini anlamasına yardım edin ve nasıl cevap vermesi gerektiği ile ilgili bir beyin fırtınası gerçekleştirin.

-Eğer belirli bir öğrencinin dalga geçtiğini görüyorsanız, onunla birebir konuşarak bu davranışının neden kabul edilemez olduğunu anlatın.

-Sorun hala devam ederse okulunuzun rehberlik ve psikolojik danışma uzmanından ya da başka bir uzmandan yardım alarak ortak bir strateji geliştirebilirsiniz.

Kekeleyen Öğrencisi Olan Öğretmenler İçin İpuçları

1.       Öğrencinize “Yavaş konuş!”, “Rahal ol.” gibi telkinlerde bulunmayın.

2.       Onunla konuşurken asla sözünü tamamlamayın, sınıf arkadaşlarını bu konuda uyarın.

3.       Sınıftaki tüm öğrencileri sırayla konuşma ve dinleme ve bir başkası konuşurken onu bölmeme konusunda eğitin. Tüm öğrenciler özellikle de kekemeliği olanlar daha az bölünen konuşmalarda daha akıcı olabilmekteler.

4.       Kekemeliği olmayan öğrencilerinizden ne bekliyorsanız kekemeliği olan öğrencinizden de aynı nicelik ve niteliği bekleyin.

5.       Konuşma şekliniz aceleci olmayan, yavaş, sakin ve birçok duraksama içerecek şekilde olsun. Bu kekeleyen öğrencinize yardımcı olacaktır.

6.       Kekeleyen öğrencinize nasıl söylediğini değil, ne söylediğini dikkat aldığınızı hissettirin. (Yüz mimikleri, küçük sesler vb.)

7.       Kekemeliği olan öğrencinizle ihtiyaçları konusunda birebir konuşun. İhtiyaçları hakkında ona saygı duyun ve yerine getirmeye çabalayın.

8.      Kekemelik olgusunu utanılacak ya da farklı algılanacak bir şeymiş gibi hissettirmeyin. Kekemelik hakkında sıradan bir şeymiş gibi konuşun.

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

1 Kekemeliği olan kişiye karşı ”Rahatla!”, “Derin nefes al!” gibi telkinlerde bulunmayınız. Bu sözler kekeleyen bireye yardımcı olmaktan öte konuşmasının daha kötüye gitmesine sebep olabilir.

2 Karşınızdaki kişinin nasıl söylediğini değil, ne söylediğini dikkat aldığınızı mimiklerinizle, ufak onay sesleriyle hissettirin.

3 Kekeleyen bireyi konuşmasını bitirene kadar sabırla ve göz iletişiminizi koparmadan dinleyiniz.

4 İçinizden kelimeleri ve cümleleri tamamlamak gelebilir.  Bunu asla yapmayınız.

5 Genellikle kekeleyen bireyler telefonda konuşmalarını kontrol etmekte daha fazla zorluk yaşarlar,  lütfen böyle bir durumda daha sabırlı olunuz. Telefonu ilk açtığınızda herhangi bir ses duymamanız durumunda konuşmaya başlamaya çalışanın bir kekeme birey olabileceğini aklınızda bulundurun.

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

Kekemelik Hakkında Efsaneler

Yanlış:  Kekemeliği olan bireyler zeki değildir.

Doğru:  Kekeleyen bireyler de en az akıcı olan bireyler kadar zekidir, kekemelikle zeka seviyesi arasında bir bağlantı yoktur.

Yanlış:  Sinirlilik, stres ve endişe kekemeliğe sebep olur.

Doğru:  Sinirlilik, stres ve endişe kekemeliğe neden olmayacağı gibi, kekeme bireylerin bu tür duygulara daha eğilimli olduğunu da varsayamayız. Akıcı konuşan her insan gibi kekemeler de tüm kişilik özelliklerini gösterebilir.

Yanlış:  Küçük çocuklar, kekemeliği olan bir bireyi taklit ederek veya onu dinleyerek kekeme olabilirler.

Doğru:  Hiç kimse kekemeliği taklit ederek kekeme olmaz. Taklit kekemeliğin sebeplerinden biri asla değildir.

Yanlış:  Kekemelik bir davranış bozukluğu ve yanlış nefes alışkanlığıdır.

Doğru:  Hayır, kekemelik ülkedeki genel kanının aksine ne bir davranış ne de bir yanlış nefes alma alışkanlığıdır. Kekemelik genetik faktörlerin ve nörolojik bazı farklılıkların rol aldığı bir konuşma engelidir.

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

Özgürce Kekele Özyardım Grupları Kekemeler Derneği’nin bünyesinde oluşturulmuş kekemeliği olan bireylerin bir araya gelerek tanıştığı, korkularını, kaygılarını paylaşarak çözüm yolunu birlikte aradığı, birbirine destek olarak kekemeliklerine karşı duyarsızlaştıkları, güncel terapi yöntemlerini öğrendikleri yardımlaşma ve sosyalleşme içeren destek gruplarıdır.

Sizinle aynı sorunu yaşayan ve sizinle benzer korku ve endişeleri paylaşan kekemeliği olan dostlarınızla tanışır, yalnız olmadığınızı hissedersiniz.

Türkiye’de 25 ayrı şehirde Özgürce Kekele Özyardım grubumuz bulunmaktadır. Her şehrin kendi iletişim kanalı vardır.

Bu buluşmalara kekemeliği olan bireyler, ebeveynler, arkadaşlarımız, dil ve konuşma terapistleri, kekemelik hakkında destek vermek isteyen herkes katılabilir.

Kekeliyorsanız, çocuğunuz, öğrenciniz ya da bir yakınınız kekeliyorsa, aramıza katılın ve kekemeliği olan insanlar için daha iyi bir ülke ve dünya yaratalım.

Unutma, yalnız değilsin, aramıza katıl, bu yolda birlikte yürüyelim. Özgüce Kekeleyelim!

Özgürce Kekele Özyardım Grupları size ne sağlar?

  • Kekemeliği olan diğer bireylerle tanışırsınız, onlarla buluşur keyifli vakit geçirirsiniz.
  • Güzel dostluklar, arkadaşlıklar edinirsiniz.
  • Kekemeliği olan diğer bireylerden cesaret alırsınız, birbirinize destek ve ilham kaynağı olursunuz.
  • Kekemeliğinizideneyimlerinizi paylaşırsınız, fikir alışverişinde
  • Terapi yöntemlerini öğrenir, aldığınız konuşma terapisini paylaşarak uygulayabilir ve diğer katılımcılarımızın aldıkları terapileri nasıl kullandığını gözlemleyebilirsin.
  • Topluluğa hitap edebilir, sunumlar, konuşma çalışmaları, telefonla konuşma gibi çalışmalar yapabilirsiniz.
  • Duyarsızlaşma çalışmaları yaparsınız. (Meydan çalışmaları, telefon vb.)
  • Rol canlandırma gibi pratikler yaparsınız. (Mülakatlar, sınıfta sunum vb.)
  • Drama çalışmaları yapar, eğlenceli oyunlar oynarsınız.
  • Konferanslar, gezi,  piknik, konser, tiyatro, sinema, kamp tatili, konuşma etkinlikleri ve çalışmaları gibi farklı etkinliklere katılabilirsiniz.
  • Sosyalleşme ve pratik sağladığından konuşma ve diğer sosyal durumlarda kendinize daha fazla güven
  • Kendi meslek gruplarında kekemeliği olan bireylere ulaşabilirsiniz. (Özgürce Kekele Öğretmenim ve Özgürce Kekele Öğretmenim gruplarımız vb.)
  • Bazı dil ve konuşma terapistlerinin de özyardım buluşmalarına katılımı ve yayınlarımız ile doğru bilgiye kolay şekilde erişebilirsiniz.
  • Toplumsal farkındalığın yaratılması ve kekemeliği olan bizlerin ülkemizde daha iyi şartlara kavuşması için destek olabilirsiniz.
  • Bu buluşmalara arkadaşlarını, öğretmenini, aile bireylerini vb de davet ederek onların da empati kurmasını, onlara kekemeliğimizle nasıl başa çıktımızı gösterebilir, birlikte çalışmalar yapabilirsiniz.
  • Sizinle aynı sorunu yaşayan ve sizinle benzer korku ve endişeleri paylaşan kekemeliği olan dostlarınızla tanışır, yalnız olmadığınızı hissedersiniz. Bu toplantılar hem eğlenceli hem de keyiflidir, sen de ARAMIZA KATIL. Ben de varım diyerek sesimizi birlikte yükseltelim!

PDF dökümanını indirmek için tıklayın.

Bağışta Bulunmak İster misiniz?
Yardımlarınız Derneğimizin Gelişmesine Katkı Sağlayacaktır.

Yaklaşan Etkinlikler